Psikoloji ve aile yaşamına dair bilgilendirici yazılar.

Bu bölümde yer alan içerikler genel bilgilendirme amacıyla paylaşılmıştır; tanı, tedavi, yönlendirme veya acil destek hizmeti yerine geçmez.

Psikoloji

Beslenme ve Psikoloji

Beden ve ruh birbirini sürekli etkileyen bir bütün içerisindedir. Ruhumuzdaki etkilenmeler bedene yansır. Bedenimizde olanlar da ruhumuza yansır.

Bazen kötü bir duygu hissettiğimizde açlık hissi olur. Bazen de aç olduğumuzda kendimizi kötü hissederiz. Bazen fiziksel olarak açlık hissederiz; bazen de kötü hissettiğimiz duygudan kaçmak, o duyguyu hissetmemek için bir şeyler yeriz.

Kendimizi kötü hissettiğimizde bir şeyler yemek kısa vadede iyi gelebilir. O duyguyu hissetmemiş oluruz. Ancak bu durum orta ve uzun vadede yeme bağımlılığına dönüşebilir. Kötü duygularımız geçmeyeceği için iyileşmeye katkısı olmaz; sadece duygularımızın üzerini örtmüş oluruz.

İnsanlar fazla mutlu olduğunda da yeme ihtiyacı oluşabilir. Bazen içinde bulunduğumuz duygu durumuna göre yeme isteğimiz azalabilir veya kesilebilir. Bu durumları kişiye göre değerlendirmek gerekir.

Bazen insanlar kabızlık yaşayabilir. Fiziksel bir nedene bağlı olmadan da ortaya çıkan bu durumlarda kişinin o dönemde hissettiği duygulara bakmasında fayda vardır. Kişi, kötü duyguların bedene yansımasının sıkışıklığını yaşıyor olabilir.

Anne babalarda beslenme konusu farklı anlamlar taşıyabilir. Ebeveyn için çocuğunu beslemek, kendisini yeterli ve başarılı hissetmekle ilişkili olabilir. Yetersiz ebeveynlik duygusunu yaşamamak için beslenme konusunda hassas davranabilir.

Bazen ebeveyn kendi çocukluğundaki beslenme ve bakım aksaklıklarını iyileştirmek istercesine çocuğunun beslenmesine fazlaca önem verebilir. Bazen de kendi ebeveynini kopyalayarak çocuğuna annesinin ya da babasının ona davrandığı gibi davranabilir.

Çocuklarda ise beslenme konusu bazen kontrol edebildiği az sayıdaki alandan biri haline gelebilir. Pek çok konuda ebeveyni tarafından yönetilen çocuk, işler yolunda gitmediğinde yemek yeme konusunda direnç gösterebilir. Bazen beslenme konusu ebeveyne karşı kendi varlığını ortaya koyma alanına dönüşebilir.

Oyun temelli çocuk çalışmalarında çocuk beslenmek istiyor ya da uzmanı besliyorsa ilişkiyi tamir etmek istiyor olabilir. Bu durumda ebeveyn ve çocuk ilişkisine bakmak, çocuğun bu oyunu neden oynadığı üzerine düşünmek gerekir.

Sağlıklı beslenmek hem bedenimizi hem ruhumuzu korur. Sağlıklı beslenmemiz dileğiyle.

Çocuk Gelişimi

Çocuk Neden Köpek İster?

Çocukların sembollerle ve metaforlarla bizlere neler anlatmak istedikleri üzerine düşünmek önemlidir. Çocukların hem oyunlarında hem de günlük hayatta seçtikleri oyuncakların ve kurdukları oyunların bir anlamı vardır.

Çocuklar metaforla konuşur. Örneğin çocuğunuz sizinle top oynamak istiyorsa, sizinle ilişkisini devam ettirmek ve geliştirmek istiyor olabilir. Bazen bozulan bir ilişkiyi tamir etmek için top oynamak ister. Top iki ya da daha fazla kişiyle oynanır ve bir ilişki içerir. Çocuğun derdi ilişkidir; top sadece bunun için bir araçtır.

Son zamanlarda karşılaşılan bir örnek üzerinden düşünelim. Çocukta yalnız kalamamak, anneden ayrılamamak, yalnız uyuyamamak, yalnız tuvalete gidememek, geceleri sıçrayarak uyanmak ve karanlıktan korkmak gibi durumlar olabilir. Aynı zamanda korkunç rüyalar görebilir. Ve son zamanlarda çocuğun istediği çok önemli bir şey vardır: eve köpek alınması.

Köpeğin metafor anlamı yalnız bırakmayan, yoldaş, terk etmeyen, sadık, koruyan ve bazen saldırganlıkla ilişkili bir varlık olarak düşünülebilir.

Çocuk köpek alınmasını isteyerek ne söylemek istiyor olabilir? Hikaye öğrenildiğinde karşımıza şu tablo çıkabilir: Annesi, yemek yemediği zamanlarda onu terk etmekle tehdit etmiştir. Çocuk bir dönem sıklıkla bu yaşantıya maruz kalmıştır. Terk edilmekten korkmuş, güven duygusu zedelenmiştir.

Bu durumda köpek isteğinin anlamı daha görünür hale gelir. Çocuk, kendisini terk etmeyen, sadık, koruyan ve güçsüzlüğünde ondan güç alabileceği bir varlığa ihtiyaç duyuyor olabilir.

Sembollerin dili vardır ve üzerinde düşünmeye değerdir. Çocukların yalnızca davranışlarının izini değil, o davranışı neden ortaya koyduklarının izini sürmek gerekir.

Aile ve Çocuk

Çocuk ve Ölüm

Bazen ölüm konusu çok acil ve danışılması gerekli bir konu olarak karşımıza çıkar. İnsanlar bir çocuğa bu konuda nasıl yaklaşacağını bilemeyebilir. Bu yazı, çocuklara daha sağlıklı ve doğru nasıl yaklaşılabileceğine dair genel bir bilgilendirme amacı taşır.

Ölüm de yaşam kadar doğal ve olağan bir durumdur. Ancak bilinmezliği nedeniyle anlatılması zor bir konudur; özellikle karşınızda bir çocuk varsa.

Çocuğa ne zaman açıklanmalı?

Öncelikle en önemli konu, çocuğa durumun en kısa sürede açıklanmasıdır. Birkaç gün beklemek, ortam sakinleşince açıklamak ya da defin sonrasına bırakmak tavsiye edilmez. Çocuk bu bilgiyi dışarıdan, sağlıklı olmayan bir şekilde duyabilir.

Bir vefat durumunu çocuğun hissetmemesi zordur. O karmaşayı, hüznü ve yası hisseder. Ölüm açıklanmadığında kafa karışıklığı yaşayabilir. Korumaya çalıştığımız çocuk, açıklama yapılmadığında daha da travmatize olabilir.

Kim açıklamalı?

Çocuğa bu haberi verecek kişi, çocuğun en yakını olmalıdır. Öncelik anne ve babadadır. Ebeveynlerden biri vefat etmişse diğer ebeveyn açıklamalıdır. Anne ve babanın birlikte vefatı durumunda çocuğun kendini en yakın hissettiği akraba açıklayabilir.

Nasıl bir tavırla açıklanmalı?

Açıklayan kişinin üzüntüsünü, acısını ve hüznünü yaşaması normaldir. Bu duyguları saklamaması, “çok üzgünüm” gibi sade ifadelerle çocuğa göstermesi sağlıklıdır. Bu, çocuğun da duygularını dışa vurmasına kapı açar.

Hangi cümlelerle açıklanmalı?

Basit ve kısa cümlelerle açıklanmalıdır. “Baban öldü” ya da kaza sonucu olmuşsa “Kaza geçirip öldü” gibi sade ifadeler kullanılabilir. Detaylandırmaya gerek yoktur. Çocuk soru sorarsa yine aynı sadelikle yanıtlanmalıdır. Yanıt bilinmiyorsa, “Bunu sana sonra açıklayacağım” denilip düşünüp danışarak cevap verilebilir.

Çocuk “Geri gelecek mi?” diye sorarsa, “Geri gelmesini istediğini anlıyorum. Maalesef ölen kişiler geri gelmez” denilebilir.

Defin ve mezarlık ziyareti

7 yaş üzeri çocuk defin işlemine katılabilir; ancak yakından şahit olması önerilmez. Ergenlik çağındaki çocuk yakından tanık olabilir. 7 yaş altı çocukların defin işlemine katılmaması önerilir.

Kısa sürede çocuğa mezarlık ziyareti yaptırılabilir. Mekan algısı ve somutlaştırma açısından bu ziyaret çocuk için yardımcı olabilir.

Ölen kişi hakkında konuşulmalı mı?

Evet, konuşulmalıdır. Bu sayede çocuk duygularını dışa vurabilir. Ölen kişiyle ilgili olumlu ve güzel anılar paylaşılabilir.

Küçük yüreklere şifa olması ve bu konuda desteğe ihtiyaç duyan insanlara yardımcı olması dileğiyle.

Bu sayfadaki yazılar kişisel mesleki bilgilendirme amacı taşır. Sağlık, tanı, tedavi veya acil durum değerlendirmesi için ilgili uzman ve kurumlara başvurulmalıdır.